Turkish → English transcript
When we went to the area we were doing our shooting.
çekimlerimizi yapıyorduk.
An elderly gentleman came up to us. In Nazareth, in the Zarzir area,
Nasıra'da, Zarzir bölgesinde bir beyefendi geldi, dedi ki, "İşte, nerdensiniz?"
We are from Turkey."
he said, and the gentleman said to us: " We are going to be your next enemy,
"Bundan sonraki düşmanımız sizsiniz, biliyorsunuz değil mi?" dedi.
- Ya senin düşmanlığından ne olur? Ben de dedim ki, "Biz İran değiliz."
End of transcript · 76 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Bölgeye gittiğimizde çekimlerimizi yapıyorduk. Yaşlı bir beyefendi geldi yanımıza. Nasıra'da, Zarzir bölgesinde bir beyefendi geldi, dedi ki, "İşte, nerdensiniz?" Söyledik biz de. "Türkiye'den geliyoruz."
dedi ve beyefendi şöyle dedi bize: "Bundan sonraki düşmanımız sizsiniz, biliyorsunuz değil mi?" dedi. - Ya senin düşmanlığından ne olur? Ben de dedim ki, "Biz İran değiliz."