Turkish → Spanish transcript
Mira, escucha, hija, yo digo lo que está mal. Tú no ves mi situación.
Me dejó abandonada con su propio hijo en mi vientre.
Mira, ahora va a tener una gran boda. Esta noche es su noche de henna.
¿ Qué vas a hacer al respecto? Pero, perdón,
seguro que encuentras algo para defender a Serhat.
Oye, no te vuelvas loca como Fırat.¿ Eh?
Lo hecho, hecho está,¿ qué haremos? Tú y Serhat se divorciaron.
Ahora debes ocuparte de tu propia vida.
Mira, el bebé nacerá pronto,¿ eh?
De todos modos, lo que sea que haga lo
hago por él.
End of transcript · 99 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Bak dinle kızım, ben yanlışa yanlış derim. Sen benim halimi görmüyorsun. Karnımda kendi çocuğuyla beni ortada bıraktı. Bak şimdi gidip şanlı şanlı düğün yapıyor. Bu akşam kınaları var. Ne yapacaksın bunun için? Ama pardon, sen Serhat'ı savunmak için kesin bir şey bulursun.
Yahu dellenme hemen Fırat gibi. He? Yahu olan oldu ne yapalım? Bak yakında bebek de doğacak, he? Ben zaten ne yapıyorsam onun için yapıyorum.